Her ay brüt maaşınızdan kesilecek o %3’lük tutarın, gelecekte SGK maaşınızın yanında size nasıl “çifte emeklilik” yaşatabileceğini hiç düşündünüz mü? 2026 yılında milyonlarca çalışanın hayatına girecek olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), kıdem tazminatı tartışmaları ve zorunlu kesinti kaygılarıyla gündemin zirvesinde. İşin arka planındaki o net rakamları ve “Maaşım düşecek mi?” korkusunun gerçek cevabını masaya yatırıyoruz.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), 2026 yılında hayata geçmesi planlanan ve çalışanlara mevcut SGK emekliliğine ek olarak ikinci bir maaş ya da toplu para sağlayan zorunlu tasarruf modelidir. Sistem; brüt maaştan yapılan %3 oranında kesinti, işveren katkı payı ve devlet teşviki ile finanse edilerek katılımcıların 60 yaş sonrasındaki finansal güvencesini artırmayı hedefler.
Türkiye’de emekli maaşlarının tek başına geçim için yeterli olmadığı artık herkesin ortak gerçeği. İşte bu noktada gündeme gelen TES, çalışanların geleceğini şekillendirecek en önemli ikinci basamak emeklilik reformlarından biri olarak konuşuluyor. Peki bu tes sistemi nedir, maaşlardan yapılacak kesinti çalışanlara gerçekten ne kazandıracak? Tüm yönleriyle ele alıyoruz.
Geleceğini Sen Yönet
TES zorunlu olabilir ama bireysel emeklilik (BES) tamamen senin kontrolünde. DijiBES'te 7 farklı BES şirketi seçeneği, düzenli fon önerileri ve istediğin ödeme miktarıyla bugün başla.
Yazımızın içeriğini video olarak da izleyebilirsiniz:
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) Nedir?
TES (Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi), mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sisteminin yerine geçmeyen; aksine çalışanların emeklilik dönemlerinde ek bir gelir elde etmelerini sağlayan 2026 başlangıçlı zorunlu birikim modelidir. Brüt maaştan kesilen %3’lük pay ve işverenin sunduğu ek katkı ile büyüyen bu sistem, tasarrufları katlayarak emeklilikteki yaşam standartlarınızı korumayı amaçlar.
Kısaca detaylandırmak gerekirse TES, emeklilik döneminde SGK’dan alınacak ana maaşa ek olarak düzenli bir ödeme yapılması planlanan bir yapıdır. Aslında bu sistemin temeli, 2017’den beri uygulanan Otomatik Katılım Sistemi (OKS) modeline dayanıyor. Bugün çalıştığınız işyerinde maaşınızdan %3 kesilerek BES fonlarına aktarılıyorsa, işte bu sistemin adı OKS’dir. Ancak OKS’de iki ay içinde cayma hakkı vardı ve işveren katkısı yoktu. OKS hakkında daha fazla bilgiyi “Bireysel Emeklilik ve Otomatik Katılım Sistemi Arasındaki Farklar” içeriğimizden alabilirsiniz.
Yeni TES modelinin OKS’den farkı ise şudur:
- Katılım zorunlu olacak, yani sisteme girişten sonra çıkış imkânı çok daha sınırlı tutulacak.
- Tüm çalışanlar yaş sınırı olmaksızın sisteme dahil edilecek.
- Çalışanın yanında ilk defa işveren de katkı sağlayacak.
- Devlet katkısı devam edecek ve birikimlerin ivmelenerek büyümesine destek olacak.
TES Neden Gündemde?
Türkiye’de herkesin bildiği gibi, emekli maaşları artık tek başına yeterli olmuyor. Hayat pahalılığı, artan yaşam süresi ve değişen iş gücü dengeleri, emeklilik döneminde ek gelire duyulan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Bugün çalışırken rahat eden birçok kişi, yarın emekli olduğunda aynı standartları sürdürememe kaygısı taşıyor.
Tam da bu noktada devlet, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (Kısaca TES) adı verilen yeni bir modeli gündeme aldı. Amaç, SGK’dan alınan emekli maaşının yanında, ikinci bir gelir kaynağı yaratmak. Yani sistem “SGK’yı ortadan kaldırmak” için değil, onu tamamlamak için planlanıyor.
Toplumda TES’e karşı doğal bir tedirginlik var. Çünkü maaşlardan zorunlu olarak kesinti yapılacağı konuşuluyor. Çalışanların gözünden bakıldığında bu kesinti “devletin cebimizden alacağı ikinci bir para” gibi algılanıyor. Bu kaygı anlaşılır; ancak unutulmamalı ki bu sistemin hedefi, bugünkü gelirden küçük bir fedakârlık yapıp yarın emeklilikte daha güvenli bir yaşam sağlamak.
Şunu da unutmamak gerek: TES henüz tasarım aşamasında, detayları netleşmiş değil. Şu an konuşulanlar resmi açıklamalara ve Orta Vadeli Program’a (OVP) dayanan ön bilgiler. Yasal düzenleme Meclis’ten geçtikçe ayrıntılar kesinleşecek. Ama şimdiden şunu söylemek mümkün: TES, gelecekteki emeklilik tablomuzu değiştirecek en önemli reformlardan biri olacak gibi görünüyor.

Yeni Emeklilik Sisteminde Neler Var? (TES’in Temel Özellikleri)
Milyonlarca çalışanı ilgilendiren tes emeklilik modelinin mimarisi, mevcut alışkanlıklarımızı değiştirecek net kurallara dayanıyor. Sistemin temel dinamikleri şunlardır:
- Amaç (Çifte Emeklilik): Sistemin ana hedefi SGK’yı kaldırmak değil; emeklilik döneminde yaşam standartlarını korumak için SGK’ya ek, bağımsız ikinci bir maaş veya toplu para güvencesi sağlamaktır.
- Finansman Modeli: Fonlama üç ayaklıdır; çalışan maaşından zorunlu kesinti (%3), daha önce olmayan işveren katkısı (%3) ve devlet teşviki (%20).
- Başlangıç Tarihi: İlgili yasal düzenlemelerin tamamlanmasıyla yeni bes sistemi uygulamasının resmi olarak 2026 yılı içerisinde (ikinci çeyrekte) yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.
- Emeklilik Şartları: Birikimlerin tam olarak hak edilebilmesi ve emekli olunabilmesi için 60 yaşın doldurulması temel kriter olarak belirlenmiştir.
- Süreklilik ve Çıkış Kısıtlaması: Sistemin en belirgin özelliği zorunlu emeklilik sistemi altyapısında kurgulanmasıdır. Mevcut OKS’den farklı olarak, erken çıkış veya cayma hakkı çok daha kısıtlı şartlara (evlilik, ev alımı, ağır hastalık vb. istisnalara) bağlanacaktır.
TES’in Çalışanlar İçin Temel Unsurları ve Finansman Yapısı
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), aslında üç tarafın katkısıyla işleyecek: çalışan, işveren ve devlet. Bu sayede tek başına yapabileceğimiz birikimin çok daha üzerine çıkmak mümkün olacak. Peki yeni emeklilik sisteminde neler var ve bu yapının temel taşları neler?
1. Çalışan Katkısı
Her ay brüt maaşınızdan %3 oranında zorunlu bir kesinti yapılacak. Bu tutar sizin bireysel emeklilik hesabınıza aktarılacak. Bu kesinti kısa vadede maaşta biraz azalmaya yol açsa da, uzun vadede emeklilik için ciddi birikim anlamına geliyor.
2. İşveren Katkısı
İlk kez bu zorunlu emeklilik sistemi ile birlikte işverenler de sürece dahil olacak. İşvereniniz de sizin maaşınız üzerinden %3 oranında katkı yapacak. Yani sizin yatırdığınız tutar kadar, işvereniniz de sizin adınıza sisteme para eklemiş olacak. Bu, çalışanın tek başına sağlayamayacağı muazzam bir avantajdır.
3. Devlet Katkısı
Bugün BES’te uygulanan %20’lik devlet katkısı, TES’te de devam edecek. Yani kendi maaşınızdan kesilen tutara, devlet %20 oranında ekstra teşvik ekleyecek.
TES Kullanım Örneği (Maaş Kesintisi ve Birikim Tablosu): Zorunlu bes olarak da adlandırılan sistemin kazancını somutlaştırmak için brüt maaşı 30.000 TL olan bir çalışanı ele alalım:
- Sizin Katkınız (Maaş Kesintisi): Her ay %3 oranında (900 TL) kesinti yapılır.
- İşveren Katkısı: İşvereniniz sizin fonunuza ek 900 TL daha yatırır.
- Devlet Katkısı: Sizin yatırdığınız 900 TL üzerinden %20 devlet teşviki (180 TL) eklenir.
- Aylık Toplam Birikim: Sizin cebinizden (maaşınızdan) sadece 900 TL çıkarken, o ay TES hesabınıza tam 1.980 TL girmektedir.
Görünen o ki tes sistemi, çalışanın tek başına yapabileceği birikimin çok ötesinde bir değer yaratmayı hedefliyor.
4. Fonlarda Değerlendirme
Tüm bu katkılar, emeklilik fonlarında birikecek. Fonların nasıl yönetileceği ve getirilerinin ne olacağı yasal süreçlerle netleşecek. Ancak sistemin amacı, bu fonları uzman portföy şirketleri aracılığıyla uzun vadeli yatırımlarda değerlendirip çalışanların enflasyona karşı birikimlerini korumak ve büyütmektir.ilik fonlarında birikecek. Fonların nasıl yönetileceği ve getirilerinin ne olacağı henüz netleşmiş değil. Ancak sistemin amacı, bu fonları uzun vadeli yatırımlarda değerlendirip çalışanların birikimlerini büyütmek.
TES’te Kıdem Tazminatı Entegrasyonu (Kıdem Tazminatı ile Bağlantı)
TES’in en çok merak edilen tarafı kıdem tazminatıyla nasıl ilişkilendirileceği. Çünkü çalışanların aklındaki en büyük soru şu: “Kıdem tazminatımız elimizden alınacak mı?”
Öncelikle şunu netleştirelim: Mevcut haklar korunacak. Yani TES başlamadan önce çalıştığınız sürelerden doğan kıdem tazminatı haklarınız aynen saklanacak. Kimse geçmişe dönük kazanılmış haklarınızı elinizden alamayacak.
Yeni sistemde ise kıdem tazminatı, karma bir model haline geliyor:
- Her yıl için işverenin ödediği %8,33’lük kıdem hakkı ikiye ayrılacak.
- Bunun %5,33’ü kıdem tazminatı olarak devam edecek.
- %3’lük kısmı ise TES fonuna işveren katkısı olarak aktarılacak.
Yani aslında toplam hak kaybolmuyor, sadece bir bölümü “geleceğe” taşınıyor.
İstifa Eden Çalışan İçin Avantaj
Bugünkü sistemde çalışan, istifa ederse tüm kıdem tazminatı hakkını kaybediyor. TES’te ise işverenin %3’lük katkısı bireysel fon hesabına aktarıldığı için, istifa etseniz bile bu hak sizden alınamayacak. Fon hesabınızda birikmeye devam edecek ve emeklilik yaşına geldiğinizde size geri dönecek.
Emeklilikte Nasıl Yansıyacak?
Emeklilik veya işten çıkarılma halinde, mevcut kıdem tazminatı (%5,33) yine ödenecek. Fonlarda biriken %3’lük kısım ise, diğer TES katkılarınızla birleşerek size emeklilikte ek maaş olarak yansıyacak.
Kısacası, TES kıdem tazminatını tamamen kaldırmıyor; sadece sistemin bir bölümünü emeklilik fonuna yönlendirerek, ileride güvenli bir şekilde ikinci bir gelir sağlamayı amaçlıyor.
Bu noktada “maaşımdan kesinti + kıdemimden eksilme” algısı oluştuğunu biliyoruz. Ama çalışan gözüyle bakıldığında, özellikle istifa edenler için ilk defa kaybolmayan bir hak oluşuyor. Bu da TES’in çalışan lehine olan yönlerinden biri.
TES ile OKS Arasındaki Farklar
Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminin (Kısaca TES), aslında 2017’den beri uygulanan Otomatik Katılım Sistemi (OKS)’nin geliştirilmiş ve daha kapsamlı hale getirilmiş versiyonu olduğunu belirtmiştik. TES ile OKS arasındaki en büyük fark: zorunluluk ve işveren katkısı.
- OKS’de katılım sınırlıydı, isteyen ayrılabiliyordu.
- TES’te ise herkes dahil olacak ve çıkış neredeyse mümkün olmayacak.
- Ayrıca ilk kez işverenler de sisteme katkı yapacak.
Şimdi aralarındaki önemli farkları tablo haline getirerek netleştirelim:
| Konu | OKS (Otomatik Katılım Sistemi) | TES (Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi) |
|---|---|---|
| Katılım | Zorunlu giriş vardı ama 2 ay içinde cayma hakkı bulunuyordu | Katılım zorunlu, cayma hakkı olmayacak |
| Kapsam | Sadece 45 yaş altı çalışanlar otomatik dahil ediliyordu | Yaş sınırı olmadan tüm çalışanlar dahil edilecek |
| Çıkış | İsteyen istediği zaman ayrılabiliyordu | Çıkış imkânı çok sınırlı, esasen emeklilikte mümkün |
| Çalışan Katkısı | Maaştan %3 kesinti | Maaştan %3 kesinti |
| İşveren Katkısı | Yok | Maaşın %3’ü kadar işveren katkısı olacak |
| Devlet Katkısı | %20 devlet katkısı vardı | %20 devlet katkısı devam edecek |
| Emeklilik Yaşı | 56 yaşında emeklilik mümkün | 60 yaş şartı planlanıyor |
| Kıdem Tazminatı | Sistemin dışında, bağımsızdı | TES ile bağlantılı hale gelecek, %3’lük işveren katkısı fona aktarılacak |
| Birikim Kullanımı | Çıkış yapan parasını istediği zaman çekebiliyordu | Daha çok emeklilikte maaş olarak kullanılacak, kısmen toplu çekim imkânı olacak |
TES’te Çalışanların Ana Endişeleri
Her yeni sistem gibi, TES de sadece avantajlarıyla değil, çalışanlar açısından soru işaretleriyle de gündeme geliyor. Toplumda TES’e karşı temkinli hatta olumsuz bir yaklaşım olmasının birkaç sebebi var:
Maaştan Kesinti Endişesi: Çalışanların en çok dile getirdiği konu maaştan yapılacak %3 kesinti. “Zaten geçinemiyoruz, bir de maaştan para eksilecek” düşüncesi çok yaygın. Bu kaygı anlaşılır; çünkü özellikle dar gelirli çalışanlar için küçük görünen bir kesinti bile bütçede fark yaratabiliyor.
Zorunlu Katılım ve Çıkış İmkânının Olmaması: BES’te olduğu gibi cayma hakkı bulunmayacak. Yani sisteme girdiğinizde, emeklilik yaşına kadar kalmanız gerekecek. Bu da “paramı neden istediğim zaman çekemiyorum?” sorusunu akla getiriyor. Uzun vadeli tasarruf için gerekli bir kural olsa da, kısa vadeli düşününce çalışan için rahatsız edici gelebiliyor.
Fon Getirilerine Dair Belirsizlik: Çalışanların kafasında şu soru var: “Biriktirdiğimiz para gerçekten değerini koruyacak mı?” Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde fon getirileri kritik hale geliyor. Fonların devlet denetiminde olması güven veriyor ama getirilerin nasıl olacağı henüz net değil.
Kıdem Tazminatı Alışkanlıklarının Değişmesi: Bugüne kadar işten ayrıldığında kıdem tazminatını topluca almayı düşünen çalışanlar için, sistemin bir kısmının fonlarda tutulacak olması alışılmış düzenin değişmesi demek. Bu da doğal olarak bir “acaba haklarımız azalıyor mu?” kaygısı yaratıyor.
Yani, TES çalışan açısından “bugün küçük bir fedakârlık, yarın daha güvenli bir emeklilik” fikrine dayanıyor. Ancak bu fedakârlığın kısa vadede maaşlara etkisi ve geleceğe dair belirsizlikler, sistemin toplumda şüpheyle karşılanmasına yol açıyor.
Uzmanların TES’e Yönelik Eleştirileri
Çalışanların günlük kaygılarının yanında, akademisyenler ve sendikalar da TES’e dair yapısal eleştiriler dile getiriyor:
Emekliliğin Sosyal Hak Olmaktan Çıkması Kaygısı: Uzmanlara göre TES, emekliliği bir sosyal hak olmaktan çıkarıp yatırım aracına dönüştürebilir. Fonların şirketler üzerinden yönetilmesi, ekonomik kriz dönemlerinde birikimlerin risk altına girmesi ihtimalini doğuruyor. Dünyadaki örneklerde, fonların zarar etmesi durumunda vatandaşların mağdur olabildiği görülmüş.
Gerçekçi Ek Gelir Sağlamayacağı Endişesi: Bazı uzmanlar “ikinci maaş” olarak sunulan TES’in, mevcut katkı oranlarıyla tam bir maaş yerine sınırlı bir ek gelir sağlamasını bekliyor. Bu da beklenti ile gerçek arasında fark oluşabileceğini ihtimalini doğuruyor.
SGK Giderleri Tartışması: TES’in gerekçesi olarak sık sık SGK’nın yükü öne sürülüyor. Ancak uzmanlara göre sorun, SGK’nın yapısında değil; düşük ücretler ve SGK primlerinin eksik toplanmasında. Uzmanlara göre Avrupa karşılaştırmaları da Türkiye’nin aktif çalışan/emekli oranının aslında kötü olmadığını gösteriyor.
Neoliberal Politikaların Devamı Eleştirisi: TES, bazı yorumculara göre 1980’lerden bu yana uygulanan neoliberal sosyal güvenlik politikalarının bir uzantısı. Yani kamusal sosyal güvenliği güçlendirmek yerine, kısmen özelleştirme ve piyasalaştırma etkisi yaratabilir.
İşverenler Açısından TES
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), yalnızca çalışanları değil, işverenleri de doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü yeni sistemle birlikte işverenler de artık emeklilik fonuna katkı yapacak taraflardan biri olacak.
Ek Maliyet Getirisi: TES’in en net etkilerinden biri, işverenlere %3 oranında ek maliyet getirmesi. Yani her çalışan için işveren, maaşın %3’ü kadar bir katkıyı fonlara yatırmak zorunda olacak. Bu durum, özellikle çok sayıda çalışanı olan şirketlerde önemli bir gider kalemi anlamına geliyor.
Çalışan Bağlılığı ve Motivasyon: Öte yandan işveren katkısı, çalışanlar açısından bir “işveren desteği” algısı oluşturacak. Çalışan, işvereninin kendi geleceğine yatırım yaptığını gördüğünde şirkete bağlılığı ve motivasyonu artabilir. Uzun vadede bu, işverenler için daha istikrarlı ve bağlı bir ekip anlamına gelebilir.
Vergi ve Teşvik Beklentisi: Sistemin yükünü hafifletmek için işverenlere bazı teşviklerin veya vergi avantajlarının sunulması gündemde. Henüz detaylar kesinleşmese de, işverenlerin bu katkıları gider olarak yazabilmesi ya da belirli desteklerden faydalanması olası görünüyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Kimleri Kapsıyor?
Sistemin duyurulmasıyla birlikte arama motorlarında en çok merak edilen sorulardan biri de “Bu sisteme girmek zorunda mıyım?” olmuştur. Zorunlu bes kimleri kapsıyor sorusunun cevabı, sistemin geniş tabanlı yapısında gizlidir:
- Özel sektör çalışanları ağırlıkta olmak üzere, yaş sınırı olmaksızın tüm 4/A (SSK) statüsündeki çalışanların otomatik olarak tamamlayıcı emeklilik sistemine dahil edilmesi beklenmektedir.
- Mevcut 45 yaş sınırı olan OKS uygulamasının aksine, yeni sistemde yaş kısıtlamasının kaldırılarak kapsayıcılığın artırılacağı öngörülmektedir. (Yasal detaylar Meclis sürecinde netleşecektir).
TES Ne Zaman Yürürlüğe Girecek? (Uygulama Takvimi)
TES uzun süredir konuşuluyor ama henüz hayata geçmiş değil. Aslında ilk planlarda 2024’ün son çeyreğinde başlaması öngörülmüştü. Daha sonra bu tarih 2025’e ertelendi.
En güncel bilgiye göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde (yani Nisan–Haziran ayları arasında) sistemin yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Bu da demek oluyor ki, çalışanlar olarak maaşlarımızdan kesintilerin başlaması ve işveren katkılarının devreye girmesi 2026 ortası itibarıyla mümkün olacak.
Şu anda ilgili bakanlıklar, yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Önümüzdeki dönemde Meclis’te bu düzenlemelerin netleşmesiyle birlikte, katkı oranları, fon yapısı ve uygulama ayrıntıları kesinlik kazanacak.
Sonuçta Çalışanlar İçin TES Ne İfade Ediyor?
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), çalışanların gözünden bakıldığında bugün maaştan küçük bir kesinti, yarın emeklilikte ikinci bir maaş demek. İlk duyulduğunda “maaşımdan para kesilecek” kaygısı doğal olsa da, sistemin hedefi çalışanların geleceğini güvence altına almak.
Kısa vadede bütçede küçük bir azalma olacak; ama uzun vadede işverenin ve devletin katkısıyla biriken bu tutar, SGK maaşına ek bir gelir sağlayarak yaşam standardını korumanıza yardımcı olacak. Üstelik istifa etseniz bile kaybolmayan haklar sayesinde, her iş değişikliğinde cebinizde kalacak bir birikim olacak.
Henüz detaylar tamamen netleşmiş değil; yani şu anda bildiklerimiz ön bilgiler. Ancak şimdiden belli olan şu: TES, Türkiye’de emeklilik sistemini kökten değiştirecek. Çalışanların sadece devletten gelen emekli maaşına değil, kendi biriktirdikleri fonlara da sahip olduğu çok kaynaklı emeklilik dönemi başlıyor.
Sonuç olarak TES, çalışan için kısa vadede fedakârlık, uzun vadede güvence anlamına geliyor. Eğer doğru uygulanır ve güven ortamı sağlanırsa, hepimiz için emeklilikte daha rahat bir yaşamın kapısını aralayabilir.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Mevcut yasa taslaklarına göre; her ay çalışanın brüt maaşı (SGK matrahı) üzerinden %3 oranında zorunlu kesinti yapılacak, buna ek olarak işveren de çalışanın hesabına %3 oranında katkı sağlayacaktır. Ayrıca devlet, yatırılan tutarlara %20 oranında devlet teşviki ekleyecektir.
Mevcut Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) olan 45 yaş sınırının, yeni TES modelinde uygulanmaması beklenmektedir. Yani sistem, yaş sınırı olmaksızın aktif çalışan tüm ücretli kesimi kapsayacak şekilde genişletilecektir.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), üçlü bir finansman modeliyle işleyecektir. Her ay çalışanın brüt maaşından %3 oranında zorunlu kesinti yapılacak, işveren bu tutara kendi bütçesinden %3 oranında ek katkı sağlayacak ve devlet, çalışanın yatırdığı tutara %20 oranında teşvik ekleyecektir. Toplanan bu birikimler, uzman portföy yönetim şirketleri tarafından emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilecek ve çalışan 60 yaşına gelip sistemde 10 yılını doldurduğunda, SGK maaşına ek olarak kendisine ikinci bir emekli aylığı (veya toplu para) şeklinde ödenecektir.
Hayır, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi kalkmamıştır veya iptal edilmemiştir. Sadece uygulanma takviminde esnemeler yaşanmıştır. Sistemin, Türkiye Cumhuriyeti’nin güncel 2025-2027 Orta Vadeli Programı (OVP) kapsamında 2026 yılının ikinci çeyreğinde (Nisan-Haziran) hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.
Hayır. Sistem şu an için Cumhurbaşkanlığı Orta Vadeli Programı (OVP) ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın taslak metinlerinde yer almaktadır. Sistemin resmi olarak başlayabilmesi için yasal düzenlemelerin TBMM’den geçip Resmi Gazete’de yayımlanması beklenmektedir.
Evet. 2026 yılında yürürlüğe girmesi planlanan TES, mevcut Bireysel Emeklilik (BES) sisteminin aksine gönüllülük esasına değil, zorunlu katılım esasına dayanacaktır. Otomatik olarak sisteme dâhil edilen çalışanların cayma veya erken çıkış hakkı oldukça kısıtlı olacaktır.
Kıdem tazminatı tamamen kalkmamaktadır; “karma bir modele” geçiş planlanmaktadır. TES öncesi kazanılmış kıdem tazminatı hakları aynen korunacaktır. Yeni sistemde ise işverenin ödediği %8,33’lük kıdem hakkının, %5,33’ünün geleneksel kıdem tazminatı olarak kalması, geriye kalan %3’lük kısmının ise TES hesabına “işveren katkısı” olarak aktarılması öngörülmektedir.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nde birikimlerinizi ve devlet katkısını tam olarak hak edip emekli olabilmeniz için; sistemde en az 10 yıl kalmış olmanız ve 60 yaşını doldurmanız gerekmektedir. (Kadın ve erkekler için yaş sınırlarının yasa meclise geldiğinde detaylanması beklenmektedir).
Evet. Özel sektör çalışanlarının (4/A) yanı sıra, memur statüsünde çalışanların da (4/C) bu zorunlu sisteme dâhil edilmesi planlanmaktadır. Ancak Bağ-Kur (4/B) ve serbest meslek sahiplerinin durumu yasal düzenleme ile netleşecektir.
Evet. Hâlihazırda Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) olan ve maaşlarından %3 kesinti yapılan çalışanların mevcut birikimleri, herhangi bir hak veya getiri kaybı yaşanmadan yeni açılacak TES hesaplarına otomatik olarak aktarılacaktır.
Çalışan payı olan %3’lük TES kesintisi, brüt maaş üzerinden hesaplanarak bordroda ayrı bir kesinti kalemi olarak yer alır ve net maaşınızın düşmesine neden olur. İşverenin ödeyeceği %3’lük ek katkı ise sizin net maaşınızdan kesilmez; bordroda yalnızca “işveren maliyeti” olarak ayrı bir satırda izlenir.
Taslak aşamasındaki bilgilere göre, hâlihazırda SGK’dan emekli olmuş (EYT dâhil) ancak Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödeyerek çalışmaya devam eden kişilerin bu zorunlu sisteme dâhil edilmeyeceği öngörülmektedir.
Sistemin büyümesini hızlandırmak amacıyla, TES fonlarında elde edilen getirilerin ve işverenlerin ödediği katkı paylarının belirli kurallar çerçevesinde vergiden muaf tutulması veya kurumlar/gelir vergisi avantajları sağlaması beklenmektedir.
Geleceğini Sen Yönet
TES zorunlu olabilir ama bireysel emeklilik (BES) tamamen senin kontrolünde. DijiBES'te 7 farklı BES şirketi seçeneği, düzenli fon önerileri ve istediğin ödeme miktarıyla bugün başla.
